Ana Sayfa

Sevgili Günlük: Zelfist Marmaris’te tatilde!

Yazar:  | 

Ben bir Yay’ım! Yay’ı bilenler bilirler ki onun için gezmekten daha keyifli birşey yoktur. (Bu sebeple diğer twitter hesabımın adı @gezesimvar. Çünkü benim hep ‘gezesim var’ 🙂  Yeni yerler gezecek, görmediği birşeyi görecek, daha önce yemediği bir yemeği tadacak, yeni insanlarla tanışacak… illa! Hatta mümkünse bir günki plan öbürküyle aynı olmayacak. Her gün yeni bir rota/mekan/plaj/bar/restoran denenecek! Hal böyle olunca, en son küçüklüğümde gittiğim Marmaris’e merak saldım. Keza Antalya’dan Dalama’a kadar roadtrip yapmış, girmediğim koy, görmediğim anıt mezar, müze bırakmamıştım. Ee, Bodrum ve üstünü de biliyorum. Ama kalmış arada Marmaris ve Datça. Kafaya bu rotayı koyarak, birlikte seyahat edeceğim arkadaşlarıma emri vaki yaparak bizi Marmaris rotasına sürükledim – ne de iyi yapmışım, aklımla bin yaşayayım! 🙂 – Ama sanıyorum ki 6 güne hepsi sığar. Hah o işte olmadı. 6 günü 3 gün Orhaniye-Selimiye, 3 gün Akyaka-Gökova olarak böldük. Diğer görmek istediklerim Datça (-bükü ile biten o turkuaz plajlar), Hisarönü, Bozburun, Bördübet ve Turunç gibi merak ettiğimiz yakın destinasyonlar başka bir seyahate kaldı.

Uçaktan iner inmez ilk rotamız Orhaniye. İstanbul’dan Dalaman’a uçtuk, Dalaman havaalanından Havaş’la (saatleri burada) Marmaris otogara geldik. Yaklaşık 1,5 saat sürüyor. Marmaris otogar’dan da saat başı kalkan minibüslerle Orhaniye’ye vardık. (Normalde araba kiralar kendimiz süreriz ama bu sefer virajlı Marmaris yollarında gözümüz yemedi. Aslında o kadar endişe edecek birşey yokmuş. Datça rotaya girseydi konu başkaydı tabii, yolu virajlı ve yorucu) Orhaniye’de Doğan Otel’de kaldık. Bizce -tamamen tesadüfen- Orhaniye’nin kalınabilecek en iyi yeri. Restoranında yemekler lezzetli, tesis basit ama konforlu, temiz. Personel (sahibi Sertan bey hariç) güleryüzlü, ilgili.

Odaya yerleşmemizle saat öğleni buldu. Öğle yemeğine kurulduk direkt. Benim terciihim otelin spesiyallerinden elmalı, soğanlı ciğerden yana oldu (öneririm!) Yedik ciğer&biraları, aldık kalorileri. Bizi sardı bir pişmanlık. Kalorileri eritmek, biraz da yöreyi keşfetmek için kanolara atladık ve denizden gezintiye çıktık. Kızkumu’nu görmek istiyorduk, denizde yüzen insanlara tarif sorma usulüyle 🙂 Kızkumu’unu bulduk. Yanımızda kanoda telefon/kamera taşıyamadığımızdan foto yok, idare edin:)

Ertesi gün tekne turu yapmak istiyorduk ama yorgunluktan sabah erken kalkmayı beceremedik ve tüm teknelerin arkasından el salladık. Selimiye’yi gezmeye niyetlendik biz de. Selimiye minicik bir koy, deniz mükemmel, yemekler -hele de ahtapot ve varyantları- lezziz. Favorimiz lokanta: Sardunya.

3. gün azmettik ve tekne turunu yakaladık: Rotamız Kamelya, Dişlice adaları ve Emel Sayın / Akvaryum plajı.

Kamelya Adası, Selimiye

4. gün Orhaniye’den naklimizi Akyaka’ya alıyoruz! Bunun için ilk önce Orhaniye’den Marmaris Otogar’a oradan da Muğla minibüslerine binip Akyaka/Gökova kavşağında inerek yakaladığınız taksiyi affetmeyerek binmeniz gerekiyor. (indisi bindisiyle 2 saat sürüyor yolun toplamı) Öğlen otelimiz No22’ye vardık. Wow, gencecik sahipleri olan (Senem ve Doruk) cool bir otel. Hele de bir barmeni var, Ahmet, harika Mojito, Margarita ve Lynchburg Lemonade yapıyor. Deneyin!  Sarhoş olmak garanti:) Ben oldum, oradan biliyorum…

Öğleden sonra Akyaka’ya gelme sebebimiz olan Gökova Kiteboarding plajına gittik (otelin sahiplerinin kiteboard meraklıları *hatta öğretmen* olmaları bu otelin kite’çılar tarafından tercih sebebi)

Gökova kitesurfing plajı

Gökova kitesurfing plajı

Arkadaşlarımın ikisi de biz bu işi öğrenelim diye kafaya koyunca geri kalan iki günü tek başıma gezinerek geçirdim. Sağolsun saniyede kite’a sattılar beni:) Akyaka’daki ikinci günümde tekne turuna çıktım -kalabalık tekne turlarından, cıstak cıstak müziklerinden ve saman gibi yemeklerinden haz etmesem de bu sefer şanslıydım güzel bir gruba denk geldim. Gerçi dönüş yolunda Ankaralı Turgut çalmasaydı daha iyi izlenimlerle ayrılabilirdim.- Sedir adası/Kleopatra plajı buranın mutlaka görülmesi gerekeni. Rüya gibi kumlar ile tarih minicik adanın üstünde içiçe. Hayran kaldım. Kitabım ‘Tanrı daima tebdil-i kıyafet gezer’in son sayfalarını burada okuyup bitirdim. Adanın manzarasına göz atmak isterseniz instagrama yüklediğim videoyu buradan seyredebilirsiniz. 

Akşama tekne sonrası ben, kite sonrası arkadaşlarım kurt gibi acıkmıştık. Akyaka’nın meşhur restoranı Orfoz’u deneme zamanı! Allahım o ahtapot, fava, karides yumurtasının, hele de en son gelen tahinli krebin tadı nedir öyle. Biz mest!

Veee ta-ta son gün:( Bisiklet kiralayarak akyaka sahiline 4-5 km yakında yer alan Maden iskelesi ve Çınar plajını görmeye gittim. (Bisikleti Çağatay’dan kiraladım, Free Wheelers, saati 5TL ve bisikletler çok çok iyi durumda)

Maden iskelesinden suya atlayarak mola verdim, serinledim. Çınar plajına vardığım tepeden aşağıya bakınca nefesim kesildi. Manzara inanılmazdı, denize girmek için sabırsızlandım.

cinar plaji akyaka deniz

Öğlen güneşinin tepede olduğu bir saatte bisiklete binmeyi akıl ettiğim için çok bunalmıştım. Dönüşte aynı yolu gitmeye üşendiğim için plajın teknesine bisikleti yükleme usulüyle Akyaka’ya geri döndüm. Günün geri kalanında arkadaşlarımı görmeye ve son kez kitesurfing plajını görmeye Gökova’ya gittim. Beni oraya arkadaşım Oğuz Vespa’sıyla götürdü. Yolda da eski Marmaris yolu üzerindeki Akçapınar’da taze sıkılmış nar suyu ikram etti. O ne lezzet!!

gokova akyaka vespa

Gökova plajındaki minik aşkım, ingiliz yakışıklısı:

IMG_2903

Akşam ben bisikletten ve güneş altında bir günden, arkadaşlarım kitesurfing’ten pestili çıkmış vaziyetteydi. Otele zor yürüdük desem yeridir. Hatta bunu kendimize bahane edip, ‘enerji lazım!’ diyerek waffle ve dondurma molası verdik. Refika’nın dondurmaları lezziz, bizden de selam söyleyin:) Tüm yorgunluğumuza rağmen son gece motivasyonuyla kendimizi dışarı attık. Ahmet’in kokteyllerine kendimizi emanet ettik. Lynchburg Lemonade idi benim tercihim. Sonrasında KaBar’a geçtik, oradaki kokteyl listesi de harika, favorim taze kavunla hazırladıkları Melon Crush’tı. Neredeyse sabahladığımız bir geceden sonra sabah kendimi yataktan kazımak usulüyle kahvaltımı ederek havaalanına koyuldum – tabii ki üzüntüyle, keşke daha kalabilseydim!-

Bu güzel tatili mükkemel kılan tatil arkadaşlarım; Efsun ve Ezgi’ye öpücükler&teşekkürler! 🙂

zelfist marmaris

 

Yorum Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Zelfist > Ana Sayfa > Sevgili Günlük: Zelfist Marmaris’te tatilde!