Ana Sayfa

Sevgili Günlük: Fashion Week Istanbul Gün1

Yazar:  | 

Dubai’nin 2 saat ileri saat farkı ile yolculuktan perti çıkan benim 22:00’de uyumuş olmam. Hopp bir de bunların üzerine moda haftasının başlayacağının heyecanı eklenince sabah 05:45’de uykudan uyandım. Bavulu boşalt, çamaşırları yıka (hmmm evet tam bir moda haftası/defile oh la la kızından bekleyeceğiniz bir rutin değil mi?:) derken saat zaten 07:30’u buldu. Güçlü bir kahveye ihtiyacım var. Bu sabaha machiatto iyi gider kanaatindeyim. Çaktım bir tane:)

Bilgisayarın başına geçip işleri hızlıca toparladıktan sonra; duş, giyinmece hopp evden çıkmaca (telefonu evde unuttuğumu farkedince yarı yoldan geri dönmece, o ayrı:) maniküre gidip tırnağın yarısına kadar yolduğum Sheilac’ları çıkarttıracağım ilk iş. Manikürcü bile ‘ben böylesini görmedim’ dedi. Kalıcı ojeyi de söktüm ya tamamım artık.. Sheilac’ları çıkarttırıp yerine Essie’nin koyu kop koyu yeşil ojesini sürdürdüm, ismi stylenomics!

Essie Stylenomics

Daha sonra taksiye atlayıp Karaköy Antrepo 3’e gitmek için yola çıktım. Şansa trafik rahattı vaktinde vardım. (ki öğrendiğime göre gün içerisinde Karaköy-Kabataş bant trafikte okeye dönmüş!)

11:00’de defile alanındaydım. Hazır etraf boş, insanlar doluşmamışken defile alanını, standları gezdim, organizasyon ve Pr şirketleri ile selamlaştım. Evet hepimiz hazırız; gelsin Mercedes Fashion Week Istanbul!

Essie standında gelenlere oje sürmek için bir görevli bulunuyor.. Kendisini 4 günlük Fashion Week Istanbul maratonu boyunca en yakın arkadaşım ilan ettim. Her sabah ondayım, kesin!

Maybelline NY, Fashion Week Istanbul’un resmi sponsorlarından biri.

Bugün ilk defile 12:00’de Mehtap Elaidi ile başlıyor. Defile giriş alanındaki standdan yer kartımı aldım. Bu sezon IMG’nin gelmesi ile en çok konuşulan değişiklik bu: yerlerin önceden numaralandırılma usülü ile belli olması. Bunun için en önemli adım davetlinin LCV yaptırması, yani katılacağını teyit etmesi. Çoğu kişi ‘ya bakarız duruma göre‘ kafasında olduğu veya defileye davetiye geldiği anda yerinin garanti olduğunu varsaydığı için LCV yaptırmıyor. Maalesef ki kapıda onları tatsız bir süpriz bekliyor olabilir, yerleri ayarlanmamış, ayrılmamış olabilir. Bu sebeple herhangi bir defileye davetiye aldıysanız mutlaka davetiyede belirtilen email adresi veya telefon numarasına katılımınızı bildirin.

Mehtap Elaidi defilesinde E/1/3’teyim bu da da demek ki E blokta 1. sırada 3 koltukta oturuyor olacağım. Yerimi bulması ve yerleşmesi 1 saniyemi aldı. Bence son derece pratik. Dilerim bu sistem aynen böyle tıkır tıkır işler defileler boyunca…

Defile alanını A-B-C-D ve E-F-G-H olmak üzere 8 bloka bölmüşler. Bir blogda 7 sıra var. Ve bir sıra rahatça 10, sıkışarak 12 kişi alıyor. Buradan hesaplayın: 8 blok x 7 sıra x ortalama 11 kişi = 616 kişilik yer gibi düşünün + ayakta arkada seyredenler… Fotoğrafçılar, oturanlar, ayaktakiler derken 800 kişiyi rahatça alıyor defile alanı.

Defile 15 dakika rötarla başladı. Beklerken blogger arkadaşlarım iPhone’larını ellerinden düşürmüyorlardı: twitter, instagram… kimbilir hangi sosyal medya platformuna fotoğraf upload ediyor, mesaj yazıyorlardı:)

Benim yerim tam modellerin çıktığı kısımdaydı o yüzden sıradaki look’u podyuma adım atmadan görme şansım vardı:)

Mehtap Elaidi Sonbahar/Kış 2013 koleksiyonu

Defileyi Didem Soydan açtı, Özge Ulusoy kapadı. Koleksiyondaki beyaz, antresit, yanık turuncular benim seveceğim renk paletindendi. Özellikle de ‘pijama’ look’lar favorimdi bir de krem rengi, dokusu yumuşacık görünen üstler…

Defileyi seyretmek isterseniz video burada, tık tık!

Defilenin sonrasında onu gör, bunu öp, iki lak lak, ayak üstü sohbet derken farkettik ki saat 13:00 olmuş ve karnımız gurulduyor (hatırlatayım 6’da kahvaltı etmiştim!) Fotoğrafçımız Ebru (Tavlı) ile birlikte Karaköy’ün son gözdelerinden Unter’e öğlen yemeğine gittik. Mönü sayfalarca değil, seçenekler öz ve net. Yemekler lezzetli. Ortalama 1 yemek, 1 kola, 1 kahvenin fiyatı bahşişini de eklersen 50TL civarı.

Unter menü

Yemeğimizin ardından öğlene kadar çektiğimiz Fashion Week ambiansından fotoğrafları seçtik ve upload ettik Facebook sayfamıza. (buradan bakabilirsiniz Fashion Week Gün 1’e dair tüm fotoğraflara!)

work in progress! 🙂

Sırada izleyeceğimiz defileler Lady Faith (çok kalabalıktı, girmedik) ve Tween. Tanju Babacan ve Atıl Kutoğlu’nu pas geçeceğiz. Ama ama ama Bülent Ersoy’u ve Nil Karaibrahimgil’in sahanda yumurtalı halini kaçırmışız, ne bilelim. Stand up şov gibi defileymiş!

18:00’deki Tween defilesine kadar basın odasında Ebru, ambiansı ve davetlileri fotoğraflayarak ben ondan gelen fotoğrafları upload ederek, telefonumla çektiğim fotoğrafları instagram’layarak ve twitter’dan sağa sola laf yetiştirerek vaktimi geçirdim. Basın odasındaydım çoğunlukla. Oda dediğime bakmayın, masalar dizini… defile alanının içinde, oda gibi bir duvarla ayrılmış değil, açıkta…

Fashion Week Istanbul – basın odası

Açıkta biryer olduğu için gelen giden seni görüyor, ona laf at, buna cevap yetiştir, geçene el salla derken önünüdeki işe konsantre olabilene aşk olsun:) Ama böylesi zevkli!

Tween defilesinde A-1-1 ve A-1-2’deyiz, yerimizi aldık. Tween’in italyan tasarımcısı Pierangelo D’Agostin geldiğinden beri koleksiyonları daha da beğeniyorum. Bu sebeple merakla bekliyordum defileyi. Kardeşinin kıyafetlerini giymiş veya kurutmada çektirmiş gibi kısa gelen paçalar, manşetler, dar kalıpları ile bence enteresandı. Çıkışta konuştuğumuz insanlardan beğenmeyenler de olmuş ama ben beğendim, Pierangelo D’Agostin’in markaya kattığı tarzı sevmemin etkisi de olmalı…

Tween sonbahar/Kış 2013 defilesi

ayakkabı tabanlar ve çoraplardaki renkler göz alıcı!

18:30’da biten defilenin ardından Vogue’un Karaköy Bej’deki partisine yürüdük. Defile alanında kokoş olmak çok güzelde, eventler için, yemek/kahve için arada Karaköy’e yürümek gerekiyor işte orada topuklarla imtihan oluyorsunuz. Günümün uzun geçeceğini bildiğimden ve geçtiğimiz hafta sağ ayağımı burktuğum için topuklu ile rahat edemediğimden, topuklu-düz değişimi yapmadan güne direkt düz loaferlarla girdim.

Bu arada ne giydim merak edenlere;

Bej’deki Vogue Lounge tadındaydı: kalabalığıyla, gürültüsüyle… Arkadaşları görmek gün1’in dedikodusunu yapmak keyifliydi:)

Deniz, Elif, Oben, Koray, Ayşegül, Alex

Vogue Lounge’tan fotoğraflar:

[imagebrowser id=543]

Akşamın geri kalanının ana fikri Galatasaray maçı. Bu arada beni Fenerbahçe’li bilenlere üzücü haberi vermem gerekiyor, ben bir döneğim, evet bunu yaptım ve 35’imde, yolun yarısında Galatasaray’a döndüm. Çok ısrar ettiler, takım da başarılı, FB de malum; kıramadım. Üzerine bir de leziz arabiatta soslu makarna ikram edilince, direkt Galatasaray’a bağladım. Ayağımda uğurlu geldi 3-2 yendik!:)

Bugünün en tatlı yanlarından biri takipçilerimizden Buse ile tanışmaktı. Bize twitter’dan mesaj attı ve defile alanında buluştuk, tanıştık!

Ece – Elif – Buse

Diğer günlük yazılarım için tıklayın!

Fashion Week Istanbul 12 Mart, Gün 1 sokak modası, parti, defile fotoğraflarına bakmak için tıklayın! 

Yorum Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Zelfist > Ana Sayfa > Sevgili Günlük: Fashion Week Istanbul Gün1