Ana Sayfa

Sevgili Günlük: 2 Mart, Kapalıçarşı!

Yazar:  | 

Cuma gecesi Anadolu yakasında ablamlarda kaldım. Sabah için bir kız arkadaşımla kahvaltıya buluşuruz demiştik. 09:15’de Beşiktaş vapurunda buluştuk (o da benim gibi erken kalkanlardandır!:) Beşiktaş çarşı içindeki Pando’ya kahvaltıya gittik. Burayı duymuşsunuzdur, bal/kaymağı pek meşhurdur. Ben hep duyuyordum da gitmesi ilk defa kısmet oldu:)

Ballar kaymaklar çaylar derken minicik dükkanda 1 saat kadar oturduk, sıra bekleyenler bayaa bize sinir oldular sanıyorum ama yapacak birşey yok.

Sonra arkadaşımla Kapalıçarşı’ya yollandık, bugün için planımız bu! Tramvayla gitmesi en kolayı (gerçi ben yanlışlıkla bizi 1 durak önce indirmiş boşuna yürütmüşüm. Duruma söylenen arkadaşıma karşı bal/kaymakları eritiriz kozunu kullandım!)

Nuruosmaniye kapısından girerim genelde Kapalıçarşı’ya. Çünkü hemen girişindeki Etno’ya uğrarım her zaman ilk iş. Burası minicik bir dükkan. Üç kişi girsek dönecek yer bulamayız öyle diyeyim. Ama ben burayı keşfettiğim 10 seneden beri (ki dükkan sahibi ile ahbap olduk 10 sene içinde ben geldikçe gittikçe) her gittiğimde alacak, hayran olacak, takacak takıştıracak hep enteresan birşeyler bulmuşumdur.

Etno – yüzükler!

Etno – kolyeler!

Etno’ya gitmek isterseniz, adres tarifi burada!

Oradan Kapalıçarşı’nın içine devam ettik. Antika dükkanlarını gezmek niyetimiz. Gezdiklerim içerisinden Kerem Antik favorim oldu.

Kerem Antik

Sonra tabii bizim karınlar acıktı. Nuruosmaniye’deki Armaggan’ın içinde yer alan Nar Restaurant’a gittik. (Rakibi Mısır çarşısındaki Pandelli ve Sirkeci’deki Hamdi Restauranttı, yarışmayı o kazandı)

Gerçekten ne yiyeceğimi şaşırdım! Mönüden birşey mi seçeyim alakart sıcaklara mı bakayım yoksa zeytinyağlı/salata büfesinden mi bir tabak yapayım derken. Arkadaşımla C. Hepsi seçeneğinde karar kıldık ve ortaya birşeyler söyleyip paylaştık.

açılış: çorba&zeytinyağlı

Kapanış: çay ve lokum!

Yemekten sonra geri dönme rotası! Tramvayla Kabataş, oradan taksi ile Nişantaşı. Nişantaşı Den Cafe’de Optimono gözlüklerinin tasarımcısı Hazım Rıza Gözlükçü ile buluştum, cappuccino & sohbet derken… aaa bir baktık, donmuşuz cafenin içinde otururken. Cafe Den’de daha öncede bunu yaşamıştım, içerisi buz gibi. Bir de garsonlar ve müşteriler kapıyı açıp çıktıktan sonra sağolsunlar bir zahmet edip kapıyı kapamadıkları için daha da buz. Cafe’nin içine çırpı bir ısıtıcı koymuşlar, üşüdüm diyene iptidai bir şekilde çeviriyorlar. Tam da bir içeceğe 10TL verdiğin bir yere yakışacak modül:)

Minik toplantıdan sonra Cuma sabah 10:00’da çıktığım eve 32 saat sonrasında geri dönmek usulü ile Cumartesi akşamı geri döndüm. Bu yazıları yazmak da bu zamana kısmet oldu:) iyi haftasonları!

Diğer günlük yazılarım için tık tık!

Yorum Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Zelfist > Ana Sayfa > Sevgili Günlük: 2 Mart, Kapalıçarşı!