Ana Sayfa

Sevgili Günlük: 16 Ocak, ‘Hangout’ zamanı!

Yazar:  | 

Bu sabaha süper heyecanlı uyandım… Hem ilk defa Google+ Hangout yapmanın heyecanı hem de takipçilerimizle yeni bir şey denemenin heyecanı hem de onlarla bilgisayar başında buluşmanın heyecanı… Bir cümle içinde bu kadar çok heyecan kelimesi kullanılabilinirdi!

Her Çarşamba Markafoni Hangout ile moda ve stil sohbeti yapıyoruz. İlki çok eğlenceliydi, buradan seyredebilirsiniz. Bir sürü moda sorusu cevapladık: kalçamı nasıl gizlerim, sezon modası yakaları nasıl kullanırım gibi..

Bir sonrakine sizi de bekleriz:) Tek yapmanız gereken şu formu doldurmak (Henüz bir google+ hesabınız yoksa açmanızı öneririz çünkü gittikçe daha da ‘in’ hale geliyor!)

Günün geri kalanı toplantılarla geçti. Akşam İMA’da Moda Editörlüğü sınıfına dersim var. Toplantı ile ders arasında kalan 30 dakikamda yemek yemem gerekiyor. Soluğu Kantin’in alt katındaki dükkanda aldım. Falafel ile fırında kabaktan satın aldım. Tatlı reyonu bana hunharca göz kırptı ama hiç pas vermedim.

Kantin’in tatlıları insanı nefsi ile imtihana tutuyor!

Akşam ders çok keyifliydi, bu sınıf favori sınıfım zaten. Dersten, bizimkilerden ‘keyifler 4-4’lük pozu:)

iMA Moda Editörlüğü sınıfımın şeker öğrencileri!

Bu akşam sınıfta konuk konuşmacımız var: İstanbul İletişim’in kurucusu Gülin Bayındır. Gülin aslında 19:30’da gelecekti ama toplantısı uzamış (Moda PR işi kolay değil bu saatlere kadar toplantı olabiliyor) gelmesi 20:30’u buldu. Başladık sohbete, o anlattı biz dinledik, aralarda meraklı meraklı sorular sorduk. Normalde saat 21:30’da biten dersimiz 22:00’ye kadar uzadı. Herkes dinlediklerinden o kadar haz alıyordu ki kimsenin uzayan derse sesi çıkmadı, mutlu mutlu sınıfta kaldı… Diline sağlık Gülin, geldiğin ve sınıfımızı renklendirdiğin, tecrübelerini bizimle paylaştığın için teşekkürler. 1,5 saat durmadan aşkla işini anlatabildiğin için -dikkat o sırada saat gece 20:30-22:00 arası – sana hayran oldum! Senin gibi işini sevgiyle, heyecanla yapan çok kişi yok çevrede… Bunu görmek harika! Mutlu olduk:)

Ama sonra birden mutluluğun yerini üzüntü aldı çünkü laf lafı açarken o gün Burhan Doğançay’ın vefat ettiğini öğrendim. Çok çok üzüldüm çünkü kendisinin bir hayranıydım. Hatta ‘Bana el vereceğini söylese, tası tarağı (buna Zelfist de dahil) bırakır peşinden giderdim’ dediğim bir ustadır. Çok üzüldüm vefatına. Allah rahmet eylesin.

Ders bittikten sonra direkt eve döndüm. Ve eve girer girmez yorgunluğun ağır basmasıyla hemen yatağa gömüldüm, güya biraz kitap okuyacaktım… nerede, uyuya kalmışım anında… 🙂

Yorum Yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Zelfist > Ana Sayfa > Sevgili Günlük: 16 Ocak, ‘Hangout’ zamanı!